<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3169168349069655466</id><updated>2011-07-08T07:37:30.119+03:00</updated><category term='boş zamanlar'/><category term='Özel alışveriş kulübü'/><category term='boş zaman aktiviteleri'/><category term='Daltons'/><category term='XING'/><category term='tatil'/><category term='Tolga Tatari'/><category term='İTÜ e-pazarlama dersi rapor'/><category term='Kaan Karayel'/><category term='e-ticaret'/><category term='İşletme Mühendisliği'/><category term='tatil sepeti'/><category term='karşılaştırma sitesi'/><category term='Hakan Atılgan'/><category term='free time'/><category term='Network etkisi'/><category term='e-ödeme'/><category term='İrem Karaturhan'/><category term='Savaş Şakar'/><category term='boş'/><category term='Burak Büyükdemir'/><category term='Aydona atasever'/><category term='tur düzenleme'/><category term='girişim'/><category term='üniversite organizasyonları'/><category term='Cimri.com'/><title type='text'>İrem Karaturhan</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>İrem Karaturhan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06003180672317296711</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>6</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3169168349069655466.post-6938772805471222072</id><published>2011-05-30T11:56:00.000+03:00</published><updated>2011-05-30T11:58:15.783+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='free time'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boş zamanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İrem Karaturhan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boş zaman aktiviteleri'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-2V3U-FOMrZs/TeNb9blOYNI/AAAAAAAAAEg/uJsiKOz6DVw/s1600/free-time.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 188px; height: 188px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-2V3U-FOMrZs/TeNb9blOYNI/AAAAAAAAAEg/uJsiKOz6DVw/s320/free-time.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5612430671567806674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Boş zamanlarında ne yaparsın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için yanıtlaması en zor sorulardan biri bu soru. Aslında tam olarak o meşhur boş zamanların hangi zamanlar olduğunu da henüz anlayabilmiş değilim. Sadece tahminlerde bulunuyorum. Örneğin, şuan rutin bir haftanın başlangıcında, aslında çok önceden programlı olarak doldurulmuş bir saat dilimi içerisinde, bence boş bir zaman yaşıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu boş zamanımın bir kısmını fiili olarak tamamen boş geçirdim. Yaklaşık 15 dakika boyunca önümde açık bilgisayar ekranına hiçbir şey yapmadan baktım. Daha sonra biraz kıpırdanıp bilgisayarda bir şeylerle amaçsızca uğraştım. Arkasından 10 dakikalık bilgisayar ekranına bakma süresi başladı. Birileri bana laf atıp benimle konuşmasaydı belki de daha uzun sürebilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu fiili boş zaman içerisinde kafamdan binlerce düşünce geçti. Kararsız olduğum durumları yeniden değerlendirip sonuca varmaya çalıştım. Aslında olması mümkün olmayan bazı şeylerin olacağını hayal ettim ve mevcut durumumla ilgili neler yapmam gerektiğini düşündüm. Daha sonrasında da bu yazıyı yazmaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bakarsak sanırım ben boş zamanlarımda düşünüyorum. Ama bunun hiç de keyifli bir boş zaman aktivitesi olduğunu söyleyemem. Üstelik bu düşüncelerim sonucunda felsefe falan yapmıyorum. Yalnızca yakın gelecek ve günü kurtarmakla ilgili bazı endişeler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boş zamanların planlı rutin aktiviteler dışında kalan zamanlar olduğunu düşünürsek aslında o zaman da boş zaman aktiviteleri konusundaki eğilimim pek iç açıcı değil. Geçen cumartesi örneğin, kocaman bir boş zamandı. Boş zamanımı boş geçirdim! Birçok gün 24 saate ziplenmiş bir 36 saat sığdırmaya çalışırken boş zamanı böyle değerlendirmek belki de haksızlık.  Ama bana sorarsanız koca bir günü çoğu yargıya göre boş geçirmek, az önce burada geçirdiğim yarım saatlik boşluktan çok daha faydalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yerler gezmek dolaşmak, dostlarla görüşmek, tüm saçma sapan televizyon programlarını izlemek, saatlerce sohbet etmek ve zaman zaman kendi kendime bomboş bir gün geçirmek. İşte tüm bunlar benim boş zaman faaliyetlerim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslına bakarsanız kendime başka boş zaman faaliyetleri yaratmaya da pek niyetim yok gibi. Ama yine de şu meşhur soruya havalı bir yanıt bulmak için biraz daha düşünmem gerek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3169168349069655466-6938772805471222072?l=karaturhanirem.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/feeds/6938772805471222072/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2011/05/bos-zamanlarnda-ne-yaparsn-benim-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/6938772805471222072'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/6938772805471222072'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2011/05/bos-zamanlarnda-ne-yaparsn-benim-icin.html' title=''/><author><name>İrem Karaturhan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06003180672317296711</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-2V3U-FOMrZs/TeNb9blOYNI/AAAAAAAAAEg/uJsiKOz6DVw/s72-c/free-time.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3169168349069655466.post-8666804412964173073</id><published>2010-04-28T01:36:00.000+03:00</published><updated>2010-04-28T01:48:35.364+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='XING'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Burak Büyükdemir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İşletme Mühendisliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Network etkisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İrem Karaturhan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İTÜ e-pazarlama dersi rapor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hakan Atılgan'/><title type='text'>Çevrenizi Geniş Tutun!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S9doHi5PvPI/AAAAAAAAACE/ZCmjpcIwqRs/s1600/XING_logo.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 192px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S9doHi5PvPI/AAAAAAAAACE/ZCmjpcIwqRs/s320/XING_logo.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5464951151672671474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;‘Dünya hızla değişiyor’ bu cümle her çağ için vazgeçilmez olmuştur herhalde.  Gelin biz bu cümleyi tekrar kullanarak başlayalım bu yazıya da.&lt;br /&gt;Bu sefer internetin getirdiği değişim ‘Network Etkisi’. Bu tabir aslında hemşeriliğe dek uzanan bir geçmişe sahiptir. Geçmişten geleceğe katlanarak artan ise ‘Network’ün etkisi olmuş gibi görünüyor. İnternetten işe alım hayatımızda kendine yer etti derken bir başka yol açıldı önümüze. İşte bu yeni yolu bizimle paylaşan &lt;a href="http://www.xing.com/"&gt;XING &lt;/a&gt;kurucusu Hakan ATILGAN.&lt;br /&gt;Hakan Bey’e göre artık etrafta o kadar çok öğrenci var ki herkes birbirinden daha güçlü olmak zorunda. Proje üretmek ve Network’ünüzün geniş olması sizi öne geçirecek nedenler arasında yer alıyor artık.&lt;br /&gt;XING bu noktalardan hareketle yola çıkılmış bir internet iş modeli.&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Web_2.0"&gt; Web 2.0&lt;/a&gt; ‘ın gelmesiyle değişen Pazarlama 2.0 ve tüm diğer gelişmeler &lt;a href="http://mobillife.net/haberDetay.php?id=1475"&gt;İşe Alım 2.&lt;/a&gt;0’ı da beraberinde getirmiş. Çünkü adaylar artık 2.0 haline gelmiş. Adayların artık eski zamanlardaki gibi kendilerini göstermek, yeteneklerini ön plana çıkarmak için geç saatlere dek çalışmalarına gerek bile kalmayacak. Sosyal ağlar kişilerin kendilerini tanıtması, yeteneklerini göstermesi için büyük bir şans. Tabii, doğru kullanmak şartıyla. İnternet ağları iş ve eğlence olmak üzere ikiye ayrılıyor. Hakan Bey şunu da belirtiyor ki internete yazılan, girilen, paylaşılan herhangi bir şey asla yok olmuyor.&lt;br /&gt;XING, Türkiyenin ilk iş Network’ü &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=cember.net"&gt;Çember.net’i &lt;/a&gt;satın alarak piyasaya girmiş ve &lt;a href="http://www.kariyer.net"&gt;kariyer.net&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.yenibiris.com"&gt;yenibiris.com &lt;/a&gt;gibi internet sitelerine şuanda %5 oranında amaç çakışmakla birlikte, rakip gibi görünmüyor. İleride bu oran artsa da hiçbir zaman birebir örtüşme olmayacağı öngörülüyor.&lt;br /&gt;XING ve Linkedin aynı iş modelinden yola çıkmışlar. Linkedin Avrupa kökenliyken, XING Alman kökenli. Her iki site de 2003 yılında yaklaşık olarak eş zamanlı kurulmuşlar. XING’ın tüm destek merkezleri Almanya’da. Yurtdışındaki katı kurallar elbette ki Türkiye XING için geçerli olamamış. Örneğin Almanya’da insanların İş Network’ünde birbirlerine sabah selam vermeleri garipken, Türkiye’de oldukça yaygın rastlanan bir durum olarak ortaya çıkıyormuş. Kültürden kaynaklanan değişmeler ülke çapında uygulanmış. Türkiye genç nüfusundan dolayı daha çok fırsat barındıran bir ülke olarak göze çarpmaktaymış.&lt;br /&gt;XING Türkiye’de 800.000 üye bulunmakta. Dünya çapında ise 8 milyondan fazla üye bulunmakta ancak halen kapasitesinin tamamı gibi görünmüyor. Eğlence odaklı sosyal ağlar çabuk büyürken iş odaklılarda bu büyüme biraz yavaş. &lt;br /&gt;Sosyal ağların genelinde reklam çalışması uygulanmıyor, çünkü tabiri caizse bunlar zaten kendini satan ürünler. Kişi çevresini davet ediyor ve bilinirlik böyle artıyor. &lt;br /&gt;XING, gelirinin büyük kısmını Premium üyelerinden sağlıyor.  Dünya çapında 800.000 üyeye sahip. Premium üyeler 7 üye davet etmek durumunda ve birçok özel fonksiyona sahip oluyorlar.  Örneğin bu üyelerin sayfalarında reklam gösterilmiyor. &lt;br /&gt;XING’in bir de bazı stratejik işbirlikleri var. Çeşitli mezunlar dernekleri ile anlaşıp, özel Network’ler kurabiliyorlar. &lt;br /&gt;Son olarak Hakan Bey, yeni iş kuracaklara şu tavsiyede bulunuyor: ‘Kullanıcının yalnız bir isteği var, o da kolayca ihtiyacını gidermek- mümkün olduğu kadar sade olun.’&lt;br /&gt;Bizlerle paylaştıkları için Hakan Bey!e ve önayak olduğu için Burak Büyükdemir hocamıza teşekkür ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3169168349069655466-8666804412964173073?l=karaturhanirem.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/feeds/8666804412964173073/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/04/cevrenizi-genis-tutun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/8666804412964173073'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/8666804412964173073'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/04/cevrenizi-genis-tutun.html' title='Çevrenizi Geniş Tutun!'/><author><name>İrem Karaturhan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06003180672317296711</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S9doHi5PvPI/AAAAAAAAACE/ZCmjpcIwqRs/s72-c/XING_logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3169168349069655466.post-2202107799451867202</id><published>2010-04-14T12:18:00.000+03:00</published><updated>2010-04-14T12:22:33.163+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Burak Büyükdemir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İrem Karaturhan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='e-ödeme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Savaş Şakar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İTÜ e-pazarlama dersi rapor'/><title type='text'>Elektronik Ödeme Sistemleri</title><content type='html'>Hızlı gelişen internet, değişimleri de beraberinde getiriyor. İnternetten alışveriş ile ‘İnternetten parayı nasıl alırım?’ sorusu sıkça sorulur oldu. Danışman &lt;a href="https://www.savassakar.com/"&gt;Savaş Şakar&lt;/a&gt; bizlerle bu konudaki bilgilerini paylaştı.&lt;br /&gt;Savaş Bey sunumuna internet yılının, gerçek dünyada 1 aya denk geldiğini söyleyerek başladı. İnternetteki gelişmeleri takip etmeden geçirdiğiniz 1-2 ay, sizin sanal dünyadan silinmenize neden olacak kadar kuvvetli.  Türkiye son dönemde internet alanında en çok gelişen ülke ve İspanya da onu izliyor. Türkiye’de 160 internet fonksiyonu kullanımda iken bu sayı Amerika’da yalnızca 11.&lt;br /&gt;İnternetten ticaret yapıyorsanız her şeyden önce güvenlik sertifikalarınızı tamamlamanız gerekiyor. Ancak bankalarla anlaşmalı olarak yapacağınız sanal POS oluşturmada bu işleme gerek kalmıyor ve banka siz gerekli evrakları tamamladıktan sonra, bir ödeme sistemi kuruyor.&lt;br /&gt;Kredi kartı en yaygını olmakla beraber, elektronik para, elektronik çek, Escrip, telefon faturasına entegre ödeme, kapıda ödeme gibi olanaklar da mevcut gibi görünüyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3169168349069655466-2202107799451867202?l=karaturhanirem.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/feeds/2202107799451867202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/04/elektronik-odeme-sistemleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/2202107799451867202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/2202107799451867202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/04/elektronik-odeme-sistemleri.html' title='Elektronik Ödeme Sistemleri'/><author><name>İrem Karaturhan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06003180672317296711</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3169168349069655466.post-5182209874589235992</id><published>2010-04-14T11:44:00.000+03:00</published><updated>2010-04-14T11:56:17.347+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Burak Büyükdemir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tolga Tatari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İşletme Mühendisliği'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İrem Karaturhan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Özel alışveriş kulübü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İTÜ e-pazarlama dersi rapor'/><title type='text'>Burası çok gizli!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S8WC5o5visI/AAAAAAAAAB8/T1Ua_Nk1z3I/s1600/etohum_markafoni_02.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 217px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S8WC5o5visI/AAAAAAAAAB8/T1Ua_Nk1z3I/s320/etohum_markafoni_02.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5459914050000358082" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aman bu anlatacaklarım aramızda kalsın. Orada sizden bizden başkası olmayacak çünkü orası özel bir alışveriş kulübü, yani Markafoni!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz içerisini gördünüz mü bilemem, ama görmeyenler için biraz bahsedeyim. &lt;a href="http://www.markafoni.com"&gt;Markafoni&lt;/a&gt; yalnızca davet usulü üye olunabilen, dünya çapındaki markaların %30 ile %70 arası indirimlerle satıldığı bir ‘private shopping’ yani özel alışveriş kulübü. Bu proje başlayalı 2 yıl olmuş ve Türkiye’ye private shoping anlayışını ilk defa getirmiş. 6 aylık hazırlık aşamasından sonra açılan ve 1,5 yılda 1.000.000 üyeye ulaşarak ciddi satışlar yapılmış. Türkiye’nin en hızlı büyüyen internet sitesi unvanını da taşıyarak, hacim olarak 4. sıraya yerleşmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bilgileri bizimle paylaşan kişi kuruculardan &lt;a href="http://friendfeed.com/tolgatatari"&gt;Tolga Tatari&lt;/a&gt;. Projede Fransa’daki bir siteden esinlenilmiş ve şans eseri kendi işini yaparken bir yatırımcı ile buluşmuşlar. Yaklaşık 8-9 proje arasından &lt;a href="http://www.markafoni.com"&gt;Markafoni.com&lt;/a&gt; sıyrılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.markafoni.com"&gt;Markafoni&lt;/a&gt; kendi kendini satan bir proje, bu nedenle hiç reklama gerek duymamışlar. Adı üzerinde özel alışveriş kulübü olduğu için burada insanları çeken gizlilik ile yaratılan etki. İnsanları buraya çeken, sabahları plazaların önünde biriken markafoni kutuları belki de. İlk aşmada bir basın kiti hazırlanmış ve çevreye yaklaşık 2000 adet davetiye gönderilmiş. Siteyi ilk kullananlar, yüksek gelir seviyesine sahip kişiler olarak konumlanmış ancak o kadar hızlı ve büyük bir gelişme yaşanmış ki davetiye usulü gelenlerle bugün hala aynı gelir kitlesine hitap ediyor olduğunu söylemek güç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknik olarak &lt;a href="http://www.markafoni.com"&gt;Markafoni&lt;/a&gt;’nin bazı standartları var. Örneğin bu site büyük bir binanın tamamını kaplayacak kadar kişi çalıştırıyor çünkü, onların kendi özel fotoğraf stüdyoları bile var. Tüm ürünlerin fotoğraflarını kendileri çekiyorlar. Ayrıca kendi depoları ve kendi özel paketleri var. İstenildiğinde iadeleri sebepsiz olarak alıp, hata olduğunda yerine yeni bir ürün göndererek telafi ediyorlar. Yönetim kadrosu 5 kişiden oluşuyor ve hiyerarşik bir düzenleri yok. Bunu yanı sıra, 130 kişilik lojistik ekibi ve 30 kişilik IT ekibi en büyük ekiplerinden. Her sabah 7.30 da tüm kullanıcılara o günkü kampanyalar mail atılıyor. Alışverişin büyük kısmı ise 9.00–11.00 saatleri arasında yapılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılarını uygun bir pazara girmeye bağlıyorlar. Yabancı sermayeli proje, stratejiler merkez Türkiye’den belirlenmek üzere, bu yıl 3 ülkede daha hayata geçiyor. Ayrıca Avusturya’da da bazı ortaklıklar gündeme geliyor. Böylece dünya markalarını tüm ülkelerinde satma şansı bulacaklarını belirten ekibe, büyüme serüvenlerinde bol şans diliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3169168349069655466-5182209874589235992?l=karaturhanirem.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/feeds/5182209874589235992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/04/buras-cok-gizli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/5182209874589235992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/5182209874589235992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/04/buras-cok-gizli.html' title='Burası çok gizli!'/><author><name>İrem Karaturhan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06003180672317296711</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S8WC5o5visI/AAAAAAAAAB8/T1Ua_Nk1z3I/s72-c/etohum_markafoni_02.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3169168349069655466.post-2819014107119110638</id><published>2010-03-29T11:48:00.000+03:00</published><updated>2010-03-29T11:59:44.562+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Burak Büyükdemir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karşılaştırma sitesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İrem Karaturhan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='e-ticaret'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Cimri.com'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Aydona atasever'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İTÜ e-pazarlama dersi rapor'/><title type='text'>Paran cebinde kalsın!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S7Bq86TRixI/AAAAAAAAABs/-bIWlW6ITXo/s1600/cimri_ana-sayfa.png"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 235px; FLOAT: right; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5453976743420463890" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S7Bq86TRixI/AAAAAAAAABs/-bIWlW6ITXo/s320/cimri_ana-sayfa.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;       İnternet her şeyi ne kadar da çok, ne kadar da çabuk değiştiriyor. Yakın zamana kadar hayatımıza hiç yoktan girip kendisine yer açtı hem de birçok şeyi kenara iterek. Bazen kenara ittiği bazı şeylerle zaman kazandırdı, bazense saatlerce insanları başına kilitleyerek zamanlar yarattırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       24 Mart tarihinde Burak Büyükdemir hocamızın verdiği e-pazarlama dersinde &lt;a href="http://www.cimri.com/"&gt;Cimri.com&lt;/a&gt;’un kurucu ortağı &lt;a href="http://aydonatatasever.com/"&gt;Aydonat Atasever&lt;/a&gt; konuktu. &lt;a href="http://www.cimri.com/"&gt;Cimri.com&lt;/a&gt; çok ismine çok aşina olmasak da ayda 2.500.000 yani günde yaklaşık 100.000 ziyaretçisi olan bir karşılaştırma sitesi. Alışveriş merkezlerinin aylık trafiğinin 800.000–900.000 kişi civarında olduğunu varsayarsak, bu site bize zaman kazandıran bir internet kullanımı olsa gerek:)&lt;br /&gt;        Aynı zamanda &lt;a href="http://gittigidiyor.com/"&gt;gittigidiyor.com &lt;/a&gt;ve birkaç başka internet sitesi daha sahibi olan Aydonat Atasever ve arkadaşları diğer sitelerden kazandıkları tecrübe ile işin en başından beri profesyonelce hareket etmişler. Öncelikle Türkiye’de neyin eksik olduğuna bakmışlar, yurtdışındaki modelleri araştırmışlar. Gözlerine çarpan bir model satış yapan karşılaştırma sitesi diğeri ise sadece karşılaştırma yapıp siteye yönlendiren karşılaştırma sitesi olmuş ve onlar birinci modelin Türkiye’de olduğunu düşünerek ikinci modeli tercih etmişler.&lt;br /&gt;      İş planlarını hazırladıktan bir yıl sonra revize etmek durumunda kalmışlar çünkü hazırlık aşaması tahmin ettiklerinden 6 ay uzun, 18 ay sürmüş. Bu süre boyunca 7–8 kişiden oluşan operasyonel bir ekip birçok ürünün özelliklerini tek tek girmiş, güncel kalmasını sağlamış ve hala operayonel ekip bunun için çalışıyor. Bu sancılı hazırlık aşaması sitenin bugünkü amiral gemisi diyebiliriz. Sitelerinin trafiğini ‘Google organik’ diye tabir edilen arama motorundan kazanıyorlar. Birçok ürün bilgisi olduğundan kullanıcı arama yaptığında reklama ihtiyaç duymadan üst sıralara çıkabiliyorlar.&lt;br /&gt;         &lt;a href="http://www.cimri.com/"&gt;Cimri.com&lt;/a&gt;, 25 yaş üstü A ve B grubu, kredi kartı olan ve internetten kredi kartı ile alışveriş yapan müşterilere hitaben kurulmuş. Sosyal medyayı kullanarak kendilerini tanıtmışlar ve çok sıkıştıkları yerde gittigidiyor.com silahlarını kullanmışlar ancak yine de en büyük tanıtımı Google organik trafiğe borçlular. Bir de televizyon reklamı vermişler, &lt;a href="http://aydonatatasever.com/"&gt;Aydonat Atasever&lt;/a&gt;, hiçbir reklamın televizyon kadar etki yaratamadığını da ekliyor.&lt;br /&gt;        Bugün bu trafiği günde yüz bini bulan internet sitesi için toplamda 15 kişi çalışıyor. &lt;a href="http://aydonatatasever.com/"&gt;Aydonat Atasever&lt;/a&gt;, Müşter Hizmetleri, yazılımcılar ve kadronun geri kalanı operasyonel ekip. Atasever, yazılımcıların önemine de dikkat çekiyor ve ‘Yazılımcılarla işiniz programı yazdıktan sonra bitecek zannetmeyin, sürekli siteye bir şeyler ekleyip çıkarmanız gerekiyor’ diyor.&lt;br /&gt;Siteden biraz bahsetmek gerekirse karşılaştırma yapılabilecek 10 ana kategoride 160 mağaza toplamda 180.000 adet ürün sergiliyor. Sitenin bir başka özelliği ise birçok kritere göre filtreleme ve arama yapabilmeniz. Üstelik işlerini iyi yapan e-ticaret sitelerini de aralarına alarak sizi en uygun fiyatlı siteye yönlendiriyorlar. Buradan yola çıkarak da para kazanıyorlar.&lt;br /&gt;        Aydonat Atasever’in tanımıyla &lt;a href="http://www.cimri.com/"&gt;cimri.com&lt;/a&gt; bir ‘win-win-win’ sitesi. Yani hitap ettiği üç grup da kazanıyor. Gelen internet kullanıcısı hiçbir bedel ödemeden araştırma yapabiliyor ve en uygun e-ticaret sitesine yönleniyor. E-ticaret sitesi satış yapıyor, cimri.com ise her yönlendirme başına para kazanıyor. E-ticaret sitesine giren her 100 kişiden 2’si satın alma yapıyor, bu oran dünyada %1 ila %1,5 civarında değişiyor. Bu başarının nedenini ise çok fazla bilgi bulundurdukları için kullanıcıların boşuna e-ticaret sitelerini ziyaret etmemesi, yalnızca satın almak için oralara yönelmesi olarak açıklıyorlar. Zaten onların amacı da asıl müşteriyi e-ticaret sitesine göndererek para kazanmak. Bir başka para kazanma yolu ise tabii ki reklamlar ki burada da proje bazlı reklamlar öne çıkıyor. Örneğin anneler günü yaklaşıyorsa, anneler günü filtrelemeye eklenebiliyor veya anneler gününe yönelik reklamlar alınıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         Cimri henüz 20 aylık bir site olmasına rağmen yakaladığı başarıyı ilerleyen günlerde buna popülerite de katarak arttıracağa benziyor. Cimri bu kadar çabuk başarılı olmuş çünkü, Aydonat Atasever hikâyeyi bizimle paylaşırken hep kendinden örnek verdi. ‘&lt;em&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;İnternette arama yaptığımda karşıma birçok sonuç çıkıyordu ama aradığımı bulamıyordum’&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; diyerek başladı ve ekledi &lt;em&gt;‘&lt;span style="color:#666666;"&gt;Herkes parası cebinde kalsın ister’&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;. Onlar istediklerini yapmak için başlamışlar bu işe bir nevi. Böylece insanların ihtiyaçlarını keşfetmek kolay olmuş. Bilişim sektörünün insanlarının mütevazılığinden midir bilinmez, kendisi de gayet samimi, eğlenceli bir sunum yaptı bizlere. Buradan tekrar Aydonat Atasever’e ve Burak Büyükdemir hocama teşekkür ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3169168349069655466-2819014107119110638?l=karaturhanirem.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/feeds/2819014107119110638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/03/paran-cebinde-kalsn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/2819014107119110638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/2819014107119110638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/03/paran-cebinde-kalsn.html' title='Paran cebinde kalsın!'/><author><name>İrem Karaturhan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06003180672317296711</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S7Bq86TRixI/AAAAAAAAABs/-bIWlW6ITXo/s72-c/cimri_ana-sayfa.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3169168349069655466.post-4462611671456647038</id><published>2010-03-22T22:03:00.000+02:00</published><updated>2010-03-23T22:20:40.090+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tur düzenleme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kaan Karayel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İrem Karaturhan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Daltons'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üniversite organizasyonları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tatil sepeti'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişim'/><title type='text'>Bir Girişim Hikayesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S6fO50sQaXI/AAAAAAAAABk/ilfKWHPpaS4/s1600-h/biz_kimiz_y.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 120px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S6fO50sQaXI/AAAAAAAAABk/ilfKWHPpaS4/s320/biz_kimiz_y.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451553366747408754" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S6fOpjIQzzI/AAAAAAAAABc/bCYb_FCfWlo/s1600-h/image_123701.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 205px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S6fOpjIQzzI/AAAAAAAAABc/bCYb_FCfWlo/s320/image_123701.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5451553087155130162" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;‘Biz daha iyisini yapabiliriz’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolun en başı burası, belki de yalnızca biraz cesaret. &lt;a href="http://www.tatilsepeti.com"&gt;tatilsepeti.com&lt;/a&gt;’un kurucu ortaklarından Kaan Karayel e-pazarlama dersimize konuk oldu ve bizlerle hikayesini paylaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaan Karayel ve arkadaşlarının turizmcilik hikâyesi lise yıllarının başına dayanıyor. Galatasaray Lisesi’nde eğitimlerine devam etmekte olan üç arkadaş katıldıkları bir gezi organizasyonundan hoşnut kalmayınca; arkadaşlarının da desteği ile bir sonraki yıl organizasyonu üstleniyorlar. Kırk kişilik organizasyonlarla başlayan serüven zamanla binlerce kişilik organizasyonlara dönüşmüş ve Dalton’s adını almış. Bu serüven üç arkadaşın liseyi bitirip üniversiteye geçmesiyle bir dönüm noktasına gelmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Üniversiteye geçince bu iş biter’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Üniversitede olan arkadaşlarının da gezilere olan talepleriyle bir süre daha devam etmişler. Başardıkları işlerle motive olan grup bir türlü turizmden kopamamış. Zamanla büyük turların yanı sıra bireysel isteklerde almaya başladıklarında müşterilerini kaybetmemek için yeni fikirler aramaya başlamışlar ve &lt;a href="http://www.tatilsepeti.com"&gt;tatilsepeti.com &lt;/a&gt;ortaya çıkmış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Herkesin beğenisi farklı’&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; İşte bu nokta da &lt;a href="http://www.tatilsepeti.com"&gt;tatilsepeti.com&lt;/a&gt;’un yolunun başı. Herkesin farklı farklı tiplerde tatil istediğini gören bu organizasyon ekibinden yola devam edenler birçok turizm firmasını internet ortamında buluşturan bir portal hazırlamaya karar vermişler. 2 ortak dışarıdan bir yazılımcıyı da kendilerine ortak ederek yola çıkmışlar. Bir ortakları yazılım ile bir diğeri satış ve pazarlama ile Kaan Karayel ise işin finansal boyutu ile ilgilenmekte.  İlk günlerde bir bir tur acentelerini gezerek siteye girmelerini isteyen grup, çoğu zaman olumsuz bir bakış açısıyla karşılaşsa da inancını yitirip vazgeçmemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatilsepeti gelişimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 300–400 ve yaklaşık 100 paket tur ile yola çıkan site bugün, 1100 otel ve 1000 paket tur sayısına ulaşmış. İnternetin hızlı gelişimi de işlerini önemli ölçüde ileri götürmüş tabii. İlk günlerde yalnızca bilgi almak için kullanılmış site, birçok telefon alıp bilgi vermişler ama satış olmamış. Müşteriler bu siteden bilgi aldıktan sonra direkt otellerden satın alım yapmış. Bugün 40 kişilik Türkiye’nin en büyük turizm çağrı merkezine sahipler. Birçok otel ve tur acentesi ile anlaşmaları olduğundan kalabalık bir muhasebe yapısına sahipler. İlk zamanlarda kazandıkları paranın tümünü içe aktararak girişimlerini sürdürmüşler. Bugün şirket üç koldan büyümesini kriz ortamında dahi sürdürüyor. Bu kollar, ürün yelpazesini genişleterek, internetin gelişimiyle ve reklamlarla oluyor. Sektördeki en büyük parayı gazeteler kazansa da, ilerleyen çağlarda bu işe internetin hâkim olacağı ve gazetelerin interneti büyük bir rakip olarak gördüğü aşikar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Tatilsepeti ekibine göre internetin reklamı internette yapılır, gazete ve televizyon reklamları yalnızca imaj getirir. Hedef kitlesinin zaten internette olduğunu bilen Tatilsepeti düşük bütçelere sahip olduğu zamanlarda reklam çalışmalarını yalnızca satış getirecek olan internet üzerinden yapmış. Hala daha internet reklamlarını sürdüren ekip, marka bilinirliğini arttırmak için her yıl arttırdığı reklam bütçesi ile gazete, televizyon, metro ve alışveriş merkezlerindeki ekranlara da reklam vermeye başlamış. Böylelikle ilk yıllarda hem en karlı yoldan reklam verip, hem de müşteri kazanan şirket yeterli miktarda bütçeye ulaştığında reklam amaçlarını da değiştirerek doğru bir karar vermiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Riskler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Yola çıkılan ilk yıllarda internetin az kullanımı dolayısı ile de, pazar küçük, potansiyel müşteri miktarı da çok daha azmış. Ancak internetin yaygınlaşması rekabeti ve değişik firmaları da beraberinde getirmiş. Kaan Karayel’e göre turizmde en büyük risk erken rezervasyon. Erken rezervasyon sürecinden sonra çeşitli fiyat indirimleriyle de bağlı olarak birçok problemle karşılaşabiliyorlar. Otellerin bu siteye erken rezervasyon için verdikleri fiyat ile daha sonraki zamanlarda değişen fiyat politikaları hem müşteriler açısından hem de site açısından ciddi problemlere yol açabiliyor. Aynı zamanda otelin ve acentenin durumu da risk yaratabiliyor. Bu riski önlemek için şirket her acente ile çalışmak yerine, finansal durumu sağlam, varlığını sürdürebilecek firmaları tercih ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorluklar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Bu şirkette en zor iş otel ve tur bilgilerini girme işi.  Binlerce çeşit otel ve tur sürekli olarak bilgilerini güncelliyor ve bu bilgi girme işlemleri manuel olarak yapılmak zorunda kalınıyor. Çünkü bu işlemler otellere bırakıldığında, müşteri çekmek için olmayan özellikler işaretlenebiliyor. Yoğun bir faks, telefon, e-posta trafiği ile gelen bilgiler iki kontrolden geçtikten sonra yayınlanıyor ve bu işlemler çok hızlı olmak durumunda. Çünkü o geçen zamanda artık geçersiz olan düşük fiyattan rezervasyon durumunda aradaki fark şirket tarafından karşılanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Özetlemek gerekirse, müşteri memnuniyetini en ön planda tutarak, kişilerin internete henüz çok fazla güvenmediği bu ortamda güvenilir bir site olmayı amaçlıyor Tatilsepeti. Bunun için de kurucu ortakları hala dur durak bilmeden çalışıyor. Dilerim; belki de bir zamanlar onlar için hayal olan bu projenin gerçekleşmiş olması ve gelişmesi, bugün olduğu gibi her daim ekibi körükleyen neden olur ve gelişimlerini devam ettirirler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3169168349069655466-4462611671456647038?l=karaturhanirem.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/feeds/4462611671456647038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/03/bir-girisim-hikayesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/4462611671456647038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3169168349069655466/posts/default/4462611671456647038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://karaturhanirem.blogspot.com/2010/03/bir-girisim-hikayesi.html' title='Bir Girişim Hikayesi'/><author><name>İrem Karaturhan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06003180672317296711</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_HVSOKbOf-hQ/S6fO50sQaXI/AAAAAAAAABk/ilfKWHPpaS4/s72-c/biz_kimiz_y.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
